Açıklamada, 8-9 Mart 2025’te sahil kenti Banias’ta en az 100 Alevi sivilin öldürüldüğü belirtildi. Uluslararası Af Örgütü, bu cinayetlerin 32’sini detaylıca incelediklerini ve hedef alınan kişilerin mezhepleri nedeniyle hukuka aykırı şekilde öldürüldüğünü doğruladıklarını aktardı. Uydu görüntüleri, tanık ifadeleri ve video analizleriyle saldırıların sistematik olduğu belgelendi.
GENEL SEKRETER CALLAMARD: ‘ALEVİ SİVİLLER KASITLI HEDEF ALINDI’
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, "Elde ettiğimiz kanıtlar, hükümete bağlı milislerin Alevi azınlığa yönelik misilleme saldırıları gerçekleştirdiğini ve sivilleri soğukkanlılıkla hedef alarak öldürdüğünü gösteriyor" dedi. Callamard, bu cinayetlerin faillerinin hesap vermesi gerektiğini ve Suriye hükümetinin insan hakları ihlallerine karşı sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
TANIKLAR ANLATIYOR: ‘YÜZLERCE CESET GÖRDÜM’
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), aralarında 39 çocuğun da bulunduğu 420 sivilin hükümet yanlısı milisler tarafından hukuksuzca öldürüldüğünü rapor etti. Güvenlik gerekçesiyle isimleri değiştirilen tanıklar, yaşadıkları dehşeti Uluslararası Af Örgütü’ne anlattı:
Samira: “9 Mart’ta silahlı bir grup evimize girdi. Eşimi başından vurarak öldürdüler. Bize Alevi olup olmadığımızı sordular ve saldırganlardan biri kardeşinin ölümünden Alevileri sorumlu tuttu.”
Ahmad: “Ailemden gelen bir telefonla babamın evimizde silahlı adamlar tarafından öldürüldüğünü öğrendim. Annem, evimize giren kişilerin ilk olarak Alevi olup olmadığımızı sorduklarını söyledi.”
Saed: “Silah sesleri duyduk ama kurtulduğumuzu sandık. Ertesi gün sabah 10’da silahlı adamlar binaya girdi. Çatıya kaçtım, ama ailem peşimden gelemedi. Aşağıda kardeşime ‘Alevi misin, Sünni misin?’ diye sordular. Babam ve kardeşlerim, binanın girişinde öldürülmüş haldeydi. Yüzlerce ceset gördüm. 10 Mart’ta kardeşlerimi tek başıma gömdüm. Cesetler yığılmıştı, sonra bir kamyon hepsini toprakla örttü.”
YETKİLİLER CİNAYETLERİ DURDURMADI
Tanıklar, saldırılara karışanların büyük çoğunluğunun Suriyeli olduğunu, ancak bazı yabancıların da yer aldığını belirtti. Mahalle sakinleri, yetkililerin cinayetleri durdurmak için hiçbir adım atmadığını ve kaçmak isteyenler için güvenli yollar sağlamadığını dile getirdi. Ayrıca, ölenlerin ailelerine, yakınlarını dini törenlerle gömmelerine izin verilmediği, cesetlerin Şeyh Hilal mezarlığı yakınındaki boş bir alana yığıldığı ifade edildi.
Uluslararası Af Örgütü, bu korkunç saldırıların bağımsız şekilde soruşturulması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması için uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
(HABER MERKEZİ)